30 Ocak 2010 Cumartesi

Şu derenin alıcı

"ergen gezen kızların, kabul olmaz orucu"... neşeli, güzel bir konya türküsü. yorumcu nida tüfekçi. kendisinin yorumladığı diğer türkülere de göz atmadan geçmeyin. 1, 2, 3, 4


Yeşil ayna takındın mı beline

gene bir yozgat türküsü.


Yıldız akşamdan doğarsın

nida tüfekçi'nin kendi derlediği güzel bir yozgat türküsü.

Allı turnam

"altın turnam bizim ele varırsan,
şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle"

herkes biliyordur ve de seviyordur herhalde bu türküyü. keskin yöresine ait. yorumlayan nida tüfekçi.

Nida Tüfekçi - Hastane önünde incir ağacı

nida tüfekçi , birçok türkünün derlenmesinde, notaya alınmasında emeği geçmiş eskinin büyük ustalarından. yozgatlı.

her yörenin bir tavrı, tezenesi var. "sürmeli" diye bilinen tavır da bu yöreye ait. eşi neriman altındağ tüfekçi 'den de daha önce bir türkü koymuştum. "hastane önünde incir ağacı" kendi derlediği güzel bir yozgat türküsü.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Ceviz oynamaya geldim!

türkü deyip geçmemek lazım. sevinmişiz türkü yakmışız, üzülmüşüz gene türkü yakmışız. uzun havasından deyişine, zeybeğinden karşılamasına kadar acayip bir zenginlik. kimi yörenin önce sözü geliyor sonra ezgisi, kiminin önce ezgisi sonra sözü. her ne diyeceksek türküyle demişiz.

müstehcen türküler var! sağolsun trtciler sözlerini değiştirip değiştirip başka yazıyorlar repertuara. yahu elleme be kardeşim, bu kadarcıktan ne olur? "sürsem bıyıklarımı nerelerine nerelerine" olur mu hiç? bal gibi "memelerine" işte. "siyahtır şalvarı, pembedir yanı" olur mu hiç? "pembedir donu" olacak o. "yatırdım yatırdım dan sesine" ne yahu? "yatırdım yatırdım çam dibine" -dam üstüne- olmasın o?

"halimeyi samanlıkta basıp şalvarını gül dalına asıyorlar". "domur domur emcekler mintanları gerdiriyor". "damüstünde un eliyor tombul tombul memeler" "entarisi ala benziyor, şeftalisi bala benziyor" "bağa giriliyor bağ budanmış" "safiyeye karyola dar geliyor" "koynunda memeler kirleniyor emilmeyi emilmeyi" "ayşe de veli agayı gıdıklıyor" "kırmızı güllerin dermeye geldim" diyor karacaoğlan.

çok var, ben bu kadar hatırlayabildim şimdilik. bu seriye şimdilik sadece bir türkü koymayı düşünüyorum. burası açılalı beri gittikçe artan bir ziyaretçisi var, çok seviniyorum. türkü koymuş katre dinleyelim mi diyecek ziyaretçiler, yoksa katılacaklar mı merak ediyorum. buyrun müstehcen türkülerinizi duyalım. muzaffer akgün söylüyor, "ceviz oynamaya geldim". hiçbir kötü maksadımız yok!

21 Ocak 2010 Perşembe

Gül kuruttum

çok hoş bir hatay türküsü.

Payton geldi meyhaneye dayandı

bir bilecik türküsü. güzel söylemiş.


Dost dost diye hayaline yeldiğim

aşık veysele ait güzel bir türkü.


Penceresi Kara Boya

nida ateş'i ben ilk okan murat öztürk'le birlikte tanıdım galiba. okan murat'ın bergüzar grubunda güzel güzel bağlamasını çalan abilerden biriydi. sonra kalan müzikten albümü çıktı. değişik, ağır bir sesi var. ben seviyorum.



19 Ocak 2010 Salı

Başındaki Yazmayı da Sarıya mı Boyadın?

çok güzel bir tokat türküsü. eline ağzına sağlık cumhur poyraz.

Dostum Dostum

"Sensiz, dünya malı neyleyim...dostum, dostum..." Sesi, yorumu güzel insanı nerede duysam bir duralıyorum. İlla ki son teknoloji kayıtları, hatasız basılan notaları, çatlamayan sesleri duymak gerekmiyor bana kalırsa.

10 Ocak 2010 Pazar

Hasret Gültekin

hasret gültekin, büyük bir bağlama üstadı olma yolunda hızla ilerlerken, henüz 22 yaşındayken, daha gencecikken, yakın tarihin yüzkarası olaylarından madımak katliamında öldü(rüldü). genç yaşına rağmen özellikle şelpe metodunda üstat olarak kabul etti herkes onu. kendine has çalışıyla, bas sesiyle güzel bir adamdı, yazık oldu. çok yazık oldu.



"Çeke çeke", ezgisi ve çalınışıyla harikulade bir deyiş. Aynı deyişi başka bir ustadan da koyacağım ama hasret gültekin'den duymamak olmazdı.