uzaklardan ezgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzaklardan ezgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2015 Pazar

sarabande




sesler ne kadar basit geliyor kulağa değil mi. ne demişti stiv cabs abimiz; "simple can be harder than complex". yani "basit, güzeldir" !

* çeviri bencileyinin algılamasına göredir. mütercim müneccimler görmezden gelebilir.

madam kelebek

az kendimize gelelim. yoksa çıldırcaz!

19 Mart 2012 Pazartesi

take five or caz yapma


türkçe'de "caz yapma" diye bir deyim var, caza özel bir ilgim olduğunu da söyleyemem, lakin saksafon, bir enstrüman olarak hoşuma gider eskiden beri. akordeonu yaladık yuttuk da, bağlama ellerimizden öptü de, bir bu kaldıydı. dayanılmaz bir maymun iştahlılık için için kabarıyor. hayırlısı olsun.

7 Mart 2012 Çarşamba

polkka



tıfıl bir mühendis iken sıkıcı ve uzun bir eğitim almak üzere gittiğim belçika vilayetinin (konyanın yarısı kadar falan) antwerp şehrinin limanındaki "mosselen" restoranında her gece çaldıkları şarkı olarak hatıratımda yer etmiş ecnebi türküsü.

eğitimden daha sıkıcı olan, belçika'nın kendisiydi. başından ucuna 3 saatte gittiğiniz, her yeri neredeyse dümdüz olan, havası kasvetli, yapay bir ülke. bizden sorumlu belçikalı, "burası belçikanın en yüksek noktası" diye bir televizyon kulesini işaret ettiğinde, bizimle dalga geçiyor sandıydık.

eğitim aldığımız yer "stabroek" diye bir kasabada. belçika'da iki grup insan var; biri flaman'lar, diğeri valon'lar. biri fransızca konuşuyor, diğeri almanca. avrupanın geri kalanı belçikalıları "düşük" bulur ve "aptal köylü" muamelesi yapar, belçika'da valonlar flamanları "düşük" bulur ve "aptal köylü" muamelesi yapar. flamanlar flaman bölgesi içindeki "stabroek" lileri kendilerinden saymazlar ve "aptal köyü" muamalesi yapar. "stabroek", böyle bir yer.

biz stabroek'te fazla takılmadık, zaten istesek de takılabileceğimiz bir yeri yoktu, onun yerine antwerp'e takıldık. antwerp'te iki grup insan var; biri afyon emirdağ'lılar, diğeri yahudiler. has antwerp'li sayısı, bu ikisinin toplamından daha az. yahudilerin bulunma sebebi, antwerp'in dünyanın "elmas merkezi" olması. afyon emirdağ'lılar ise, sanki topluca buraya göç etmiş gibi. haftada iki kere afyon emirdağ'a otobüs kalkıyor. türkiye'yi bilmeyen bir antwerp'lü, muhtemelen afyon emirdağ'ı türkiye'nin en büyük şehri zannediyordur.

afyon emirdağ'lılarla çok keyifli muhabbetlerimiz oldu ama aklımda şöyle bir şey kalmış; "yahu madem emirdağ'ı bu kadar çok seviyordunuz niye kalkıp geldiniz, niye dönmüyorsunuz" dediğimde, soruyu sorduğum afyon emirdağ'lı, "abi sen hiç emirdağı gördün mü?" dedi bana.

bir diğer aklımda kalan, "mosselen" restoranına takılma sebebimiz olan nefis "mosselen in the pot". "tencerede midye" diye çevireyim. bir tencerenin içinde, kabuklarından neredeyse kopmak üzere olan büyükcene midyeler, limonlu sarımsaklı bir marinasyon sıvısı eşliğinde çiğ olarak servis ediliyor. bildiğiniz kaşıkla midyelere saldırıyorsunuz. en sonunda, tencerenin dibinde kalan marinasyonu da tencereyi kafaya dikmek suretiyle içiyorsunuz.

kendi kendimin canını çektirdim. istanbul'da o büyüklükte midyeler bulunmaz, bari bulursam kum midyeli makarna falan yapayım haftasonu.

21 Ağustos 2011 Pazar

noir désir



fransız ellerinden. iyi geldi.

16 Haziran 2011 Perşembe

sarı gelin

bazı ezgiler paylaşılamıyor. bu yorumların altında birbirine küfredenler gözüme çarptı, yüzüm düştü. aynı ezgi, 3 yorum. biri azeri, biri ermeni, biri balaban'ın uyku cd'sinden.







31 Ocak 2011 Pazartesi

radile



bu albümden
. alın, pişman olmazsınız.

23 Eylül 2010 Perşembe

niksarın fidanları revisited

hacidakis? niksarın fidanları? hopaşinaşinanay? çiftetelli turkiko? greek song? evrensellik dedikleri bu mu oluyor acep?

18 Eylül 2010 Cumartesi

devoiko

ses etmeyin, dinleyin.




* albümün tamamını dinlemek isterseniz buradan

mısırlı


16 Eylül 2010 Perşembe

bazsarózsa & dağlarda kar sesi var

biri macar türküsü diğeri karadeniz türküsü. ikisinin de ezgileri aynı. bir de çift jandarma var. gerçi çift jandarma ile dağlarda kar sesi var (bu sesi mi yoksa sisi mi olacak acaba, sesi diye söylüyorlar ama bana sisi gibi geliyor, neyse) aynı yöreye ait olduklarından aynı ezgiye farklı sözler yakılması normal. fakat diğeri ne kardeşim? macaristan nire, artvin nire.

* bazsarózsa ne demekmiş diye baktım; şakayık demekmiş.
* güzel adamların erken ölmesi ne kötü
* macar albümü indirmek isteyenler buradan




3 Eylül 2010 Cuma

minnoş

sözleri arasında bu geçiyor diye adını ben uydurdum. laterna & rebetika diye kaydetmişim. albümünü bulamadığımdan isminden emin değilim. ben koydum oldu diyelim.




1 Temmuz 2010 Perşembe

29 Haziran 2010 Salı

28 Haziran 2010 Pazartesi

el pastor

ispanya dolaylarından bir türkü.

16 Haziran 2010 Çarşamba

ninni

oğlum koala gibi üstüme uzanmış yatıyorken "müzik dinleyelim mi biraz" dedim, "olur" dedi. dinlerken üzerimde uyuya kaldı. kulaklarını sevdim ben de.

talijanska

15 Haziran 2010 Salı

31 Mayıs 2010 Pazartesi

seranat

küba dolaylarından bir türkü.