erdal erzincan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erdal erzincan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ekim 2011 Salı
16 Nisan 2011 Cumartesi
konser ...
"güzel bir konser olacak bencileyin"...
...idi.
fakat olabilemedi. bir kaç sebebi birden var; kemal sunal'ın taksim-sarıyer hattındaki dolmuşa binip at yarışı tahmini ettiği filmi getirin hatırınıza, ufacık dolmuşta 50 kişi birden, böyle sıkış tepiş. geldi mi gözünüzün önüne? hah işte, öyle bir oturma düzeni, yanyana ve dipdibe tahta iskemlelerde omuzlarımızı içimize çeke çeke oturmak! -sıkışmak- zorunda kaldık. ayağımı uzatamıyorum, geriye birazcık bile yaslanamıyorum, iskemlenin tahtası sırtımıza batıyor. ızdırap içinde izlemeye çalışıyoruz konseri.
neyse, adamlar güzel müzisyen, katlanırız, ne olacak ki dedik... o da olmadı. virtüöz düzeyinde enstrümanlarına hakim olan iki adamın da virtüözlüklerini gösteresileri geldi. yani, çok ritmik oldu, çok hızlı çaldılar, erdal erzincan'ın sazının sesi kayhan kalhor'un kemençesini çok bastırdı, yetmedi, sazı neredeyse bir "vurmalı çalgı" gibi ritm tutar gibi çaldı. hayal kırıklığına uğradım.
eh be güzel kardeşim, biz sizi tanıyorduk zaten, iyi olduğunuzu göstermeye ihtiyaç duyacak adamlar da değilsiniz, ne oldu da böyle yaptınız anlamadım ki!
konsere benim iteklememle gelen kaşık düşmanına da diyecek birşey bulamadık. bak bu adamlar şöyle güzel böyle iyi derken kös kös çıktık konserden. gecenin tek kayda değer güzel yanı, konser öncesi sultanahmet'te yediğimiz köftelerin lezzetiydi.
ben gene de konserin sonlarına doğru maharetli! telefonum marifetiyle kaydettiğim görüntüleri umumun temaşasına sunayım.
12 Şubat 2011 Cumartesi
7 Şubat 2011 Pazartesi
6 Şubat 2011 Pazar
yar senin derdinden derbeder oldum
davut sulari'nin güzel bir türküsü. kendi sesinden koyacaktım ama müzik dosyalarını koyduğum servis göçmüş. belki yarın. du bakali!
10 Ekim 2010 Pazar
7 Temmuz 2010 Çarşamba
yıldız
severim bu türküyü. bağlama çalmaya çalıştığım dönemlerde çalmaya çabalayıp da çalamadığım -aslında hem çalıp hem söyleyemediğim desem daha doğru- türkülerden biriydi. cümle garip oldu. lakin açıklamam var; bakalım öğrettiklerimi öğrendin mi diye sınav ediyor beni hoca, hoca dediğim de benden epey küçük, fakat harika çalan bir zıpır delikanlı. bunu çalmamı ve de söylememi istedi. beceremeyecektim, haliyle tavır koydum; ya çalayım ya söyleyeyim, ikisini birden isteme benden!
şimdi şöyle, bazı enstrümanları yeni öğreniyorkene hem çalmak, çalarken de söylemek zor. hangisine konsantre olacaksınız, doğru çalmaya mı doğru söylemeye mi? belli bir alışkanlık pratik edinene kadar ikisi birden aynı anda olmuyor.
bu dediğimin doğruluğuyla yetenek fakiri olmam arasında bir bağlantı muhtemelen yoktur. gençken süper bir müzisyen olma kabiliyetimin olduğundan neredeyse emindim, de, beklentiyle kapasiteyi doğru eşleştirememişim. yapacak bir şey yok, napalım.
2 Nisan 2010 Cuma
22 Mart 2010 Pazartesi
kaç kuzulu ceylan
bu türkünün orijinal halini daha önce koymuştum, muharrem ertaş söylüyordu. bu yeni düzenleme bildiğim kadarıyla neşet ertaş'a ait. her ikisi de güzel.
* türküler sevdamız albümünden. türkünün sözleri aşık kerem'e ait
dünyada tükenmez murat var imiş
...Var mıdır dünyada gelip de kalan
Gülüp baştan başa muradın alan
Muradı maksudu hepisi yalan
Ölümlü dünyada hakikat gördüm...
* türküler sevdamız albümünden
17 Mart 2010 Çarşamba
giriftar
ben bunu daha önce koymuştum, başka türkülerle birlikte. dönüp dönüp dinliyorum, tek başına tekrar koymak geldi içimden. çalan erdal erzincan.
esti seher yeli
Esti seher yeli söküldü seller
Gidiyorum kömür gözlüm ağlama
Ağlamanın vaktı geçti ne çare
Kemend atıp yollarımı bağlama
Yolunu yolumdan ayırdı
Gani Gelin gurbet ile gönderin beni
Şu başım oldukça unutmam seni
Ben yarsızım deyü yanıp ağlama
Sana derim sana kaşı kemanım
Büküldü kametim geçti zamanım
Gidiyorum yedi benli ceranım
Yarim gitti deyü yürek dağlama
Karac'oğlan der göz yaşım silinir
Bir ah çeksem yüce dağlar delinir
Yüreciğim bölük bölük bölünür
Yaş döküp de arkam sıra çağlama
Gidiyorum kömür gözlüm ağlama
Ağlamanın vaktı geçti ne çare
Kemend atıp yollarımı bağlama
Yolunu yolumdan ayırdı
Gani Gelin gurbet ile gönderin beni
Şu başım oldukça unutmam seni
Ben yarsızım deyü yanıp ağlama
Sana derim sana kaşı kemanım
Büküldü kametim geçti zamanım
Gidiyorum yedi benli ceranım
Yarim gitti deyü yürek dağlama
Karac'oğlan der göz yaşım silinir
Bir ah çeksem yüce dağlar delinir
Yüreciğim bölük bölük bölünür
Yaş döküp de arkam sıra çağlama
16 Şubat 2010 Salı
Erdal Erzincan
enstrümanını güzel çalan adamı seviyorum. kimisi bunu "bakın ben ne müthiş çalıyorum" niyetine yapıyor, hoşlanmıyorum o zaman. arada ince bir çizgi var. kimisi de hızlı çalmayı güzel çalmak zannediyor. hiç ilgisi yok oysa. hatasız bassa bile her notayı, bazılarını sevemiyorum. ben de kendi çapımda gıcığım. napalım. böyle. erdal erzincan bildiğim kadarıyla alevi. erzurumlu. arif sağ'ın öğrencilerinden. istanbul maltepe'deki kursuna bir süre gittim, yakından tanıma şansı buldum. kendisiyle bazen konuştuğumuz şeylerden biri şuydu; "hocam güzel çalıyorsun ama, deyiş, semahtan başka okumuyorsun, neden?" "herkes kendi bildiğini okuyacak". sonradan bu alışkanlığından bir miktar vazgeçti, iyi de etti. sesi güzeldir diyemem, ama yorumu doğrudur ve süslemesiz okur. elinden bağlamasını düşürmeyen, alçakgönüllü, esprili bir adam. şelpe tarzında da oldukça iyidir kendisi. dik halay. acayip hoş bir ezgisi var.
azeri oyun havası. açış süper.
son iki parça da, erzal erzincan'ın iranlı sanatçı kayhan kalhorla yaptığı the wind albümünden. "allı turnam" ve "mevlam bir çok dert vermiş"
azeri oyun havası. açış süper.
son iki parça da, erzal erzincan'ın iranlı sanatçı kayhan kalhorla yaptığı the wind albümünden. "allı turnam" ve "mevlam bir çok dert vermiş"
7 Şubat 2010 Pazar
Concerto for bağlama
çok sesliliği türkülere uyarlama adına bir ara "yurttan sesler korosu" gibi kulaklara zarar şeyler vardı. aynı türkünün aynı yerlerini 20 kişi birden söylüyor, adına da çok sesli diyorlardı. önüne de bir düzine bağlama. al sana bir sürü ses.
kişisel bir düşünce belki ama, tek bir kişinin ve birkaç enstrümanın olduğu yorumlar kulağıma daha güzel geliyor. batılı orkestralarla , bildiğiniz keman, viyolenselle vs ile bağlama sesi birlikte gider mi? bunun denemelerini yapanlar var, erdal erzincan bunlardan biri.
aşağıdaki örnekler "concerto for bağlama" albümünden. bir çok ezgiyi barındırması açısından ilginç bir deneme gibi geldi bana. çalınış tarzına bakıp yorumcunun erdal erzincan olduğunu tahmin ediyorum. kendisinden daha sonra etraflıca bahsedeceğim.
kişisel bir düşünce belki ama, tek bir kişinin ve birkaç enstrümanın olduğu yorumlar kulağıma daha güzel geliyor. batılı orkestralarla , bildiğiniz keman, viyolenselle vs ile bağlama sesi birlikte gider mi? bunun denemelerini yapanlar var, erdal erzincan bunlardan biri.
aşağıdaki örnekler "concerto for bağlama" albümünden. bir çok ezgiyi barındırması açısından ilginç bir deneme gibi geldi bana. çalınış tarzına bakıp yorumcunun erdal erzincan olduğunu tahmin ediyorum. kendisinden daha sonra etraflıca bahsedeceğim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


