gezi parkının kaşık düşmanıyla ilk buluştuğumuz yer olmasının dışında yeni bir anlamı var artık benim için. bir taraftan içimde öfke ve üzüntü, diğer taraftan umut! üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi duran sessiz fakat çoğunluk olduğuna inandığım insanlar, "yeter artık ulan" noktasına geldi. onu gördüm, umutlandım. biz bu ampül kafalıları haketmiyoruz!
biber gazını da yedik ya la!
her türkümde yaksam adını üzerine / if i would sing all my songs for your name
her sabah şakırım gülüm /i would warble every morning, my rose
gülüm ninna ni na nay
ben bir martı olsam uçsam denizlere / if i were a seagull flying towards the seas
rüzgarlara açsam giderim sehere / if i open my wings, i would go to dawn
her kanadımı çarpışta, / on every beat of my wings
gülüm ninna ne na nay
baba zula ve brenna mccrimmon.