olağan "iyiyim, sağ salim geldim, merak etmeyin" görüşmesini yaparken oğlanı istedi, "anne telefonda, konuşacak mısın?" dedim, "haaaayır" dedi, annesi de bu hayırı duyup "eşşe'oğlueşşek" şeklinde sevgisini ifade etti. "hangimiz eşşek oluyor, sen mi ben mi", "arama bizi, keyfini çıkar, kafayı boşalt" falan deyip kapadık. normal şartlarda annecidir aslında -en azından şimdilik- , ben ikinci planda kalıyorum. tabii iki gündür gezip tozup, çukulataları, dondurmaları yiyip, izlemek istediği çizgi filmleri kendisine sorun çıkarmadan açan bir babayı bulunca anneyi sattı iki dakikada. böyle zamanlarda basit bir anlaşma yapıyorum kendisiyle; "sen beni üzme, ben de seni üzmeyeyim". "tamam" diyor, ve buna da uyuyor genelde.
kulak dolgunluğu olsun, hem belki sever, ilgilenir diye güzel müzikler dinletmeye çalışıyorum, oturduk bütün cdleri düzenledik, bir kısmını dinledik. bir kısmında oynadık falan. yetenek fakiri babasına pek benzemeyecek gibi bir izlenim edinir gibi oluyorum.
bekarlıktan yeme içme düzenimiz azıcık aksar gibi oldu, onu da pizzayla başarıyla savuşturduk. gelen dört peynirli pizzayı o kadar çok sevdi ki, "böyle bir şey vardı da sen niye daha önce yedirmedin bana" gibilerinden fırçaladı beni, eşşeğin sıpası.
*oynamayanı dövüyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder