Özay Gönlüm'ü tüm türkiye "nineye mektuplar" ile tanıdı daha çok. Yöresel şiveyle okuduğu mektuplar herkesi yakalıyıverdi. "Yaren" adını verdiği tanbur,cura ve 3 telliden oluşan enstrümanı oldukça ilginçti. Kocaman bir dut ağacının kökünden elle oyularak yapılmış. Bağlama yapımında dut ağacı sıklıkla kullanılır, özellikle de ege yöresinde. Kullanılan agacın, özellikle gögüs kapağının hangi agaçtan olduğu bağlamanın ses rengini belirler. Farklı ağaç farklı ses demektir. Elbette yapan ustanın mahareti de bunda etkin. Aynı yöreye ait bağlamaların benzer ses tonlarında olması kullanılan ağaçtan kaynaklanıyor biraz da.

6 yorum:
sanırım içinde "elif" geçen bütün türküleri seviyorum ben. bu türkünün yeri ayrı ama. "yetiş anam, yetiş babam, mezarım tahtalandı" demiş. daha ne desin?
profile "türkü ağlatır, öldürür" diye yazarken bunu düşünüyordum. daha güzel feryat edilemez.
elife bir de zeynebi ekleyelim mi Joa? kızım olursa iki isimden birini kesin koyacağım. kısmet.
orada durunuz ama:) kızım olsaydı adını irem, zeynep ya da elif koymak istiyordum. sonra abim kızına irem zeynep ismini koydu. siz de elif'i alın bakalım. benden hayır yok nasılsa:) ne diyeyim, allah gönlünüze göre versin.
öyle "benden hayır yok" falan demeyiniz. hayat bu. daha ortasındayız. abiniz başka çocuk sahibi olmamaya karar vermiş gibi, ikisini birden koymuş. biz daha genciz. gönlümüze göre olsun.
abimler hakkında şunu söyleyeyim: birader işten daha erken çıktığı için bir süredir yemekleri o yapıyor. geçenlerde beni çağırdılar. abim yemekleri hazırlamış, sofrayı kurmuş. oturup bir güzel yedik. sonra sofrayı toplamaya da yardım etti. yengem durdu, abime baktı baktı ve "murat bence sen artık evlen ya!" dedi. abim de "evet ya, iki çocuğa tek başıma bakmam zor oluyor, evleneyim en iyisi" dedi. gülmekten gözümden yaş geldi. şimdi siz söyleyin, bu insanlar çocuk yapsın mı? :)
:))
abinize saygılarımızı iletiniz. hamarat bir ev erkeği, ben de öyle sayılırım.
Yorum Gönder