1 Kasım 2009 Pazar

Yağar Yağmur - Zeybek öyle oynanmaz böyle oynanır

Ben egeliyim. Bu yüzden ege türkülerine, özellikle de zeybeklere ayrı bir zaafım var. Zeybek denince aklıma gelen şey, çocukluğumun köy düğünlerinde bu heybetli oyunu oynayan kişilerin hafızama çakılmış hareketleri. Yere vurulan dizler, ayak vurup yerden kaldırılan tozlar. Ben hayatımda böyle erkeksi, böyle muhteşem bir oyun daha görmedim.

Çocukluk çocuklukta kalmış olacak, o güzelim oyunları bir dizi hareketler serisine dönüştürdüler. Kazık yutmuş gibi herkesin aynı hareketleri yaptığı bir ondokuz mayıs gösterisi gibi sanki. Çok kötü. Zeybek figürlerini öğrenebilirsiniz, ama hissederek oynamıyorsanız, karşınızdakine hissederek oynadığınızı hissettirecek kadar içinizde hissetmiyorsanız güzel oynamıyorsunuzdur muhtemelen.

Yağar Yağmur zeybeği, aydınlılarla denizlililerin paylaşamadığı zeybeklerden biridir. Oyunu da müziği de güzeldir. Ve bu abiden daha estetik oynayanını görmedim. Kendisini canlı izleme şansı da buldum birkaç yıl önce, başka bir zeybeği oynarken. Kendine has bir tarz yaratmış, insanın içi kabarıyor izlerken. Zeybek oynamak basitmiş gibi görünür. Hiç de öyle değildir, dengenizin ve ritim duygunuzun üst seviyede olmasını gerektirir. Toplu oynananlardan ziyade soloları daha çok etkileyici buluyorum.



1 yorum:

katre dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=7TbFZtHt2UM&NR=1

aynı oyunun farklı bir açıdan çekilmiş hali.